Sosyal medyada çocuk istismarı

Dobra dobra kategorimi açık açık dile getirmek istediğim, aslında içimde de tutmak istemediğim, ortaya konsun, okunsun, bilinsin istediğim şeyleri dökmek ve hatta püskürmek için açmıştım en çok. Doğrusu her an da bol bol malzeme çıkıyor karşıma. Ne ki, gerçek hayatın kendisi bu konuda bir derya iken internet başlı başına bir umman…

Çoğunluk okuduğum, gördüğüm, saptadığım bir durumdan yola çıkıp yazmak geliyor içimden… Buna sebep de; yazılanın, gösterilenin, verilenin başka yönlerini, farklı yüzlerini ortaya serme isteğim…

bg1 b

Misal, bir zamanlar bir anneyi okuyordum… instagramda… İki oğlu vardı, biri sağlıklı, diğeri otizmli… O anne paylaşımlarının odağına otizmli oğlunu koymuş, sağlıklı oğlunu ise geri plana atmıştı. İnstagramdaki varlığını bu oğlunun özel durumuna dikkat çekmek, bu dikkat çekiş ile de otizm konusunda bir farkındalık yaratmak üzerine kurmuş görünüyordu. Bununla birlikte, tüm paylaşımlarında oğlu ile karşılaşan herkesi zalim, acımasız insanlar olarak gösteriyor, buradan oğlunun “normal dışı”lığından kaynaklı bir ajitasyon atmosferi yaratarak, diğer insanların bu durumu ve hatta oğlu gibi olanları normalleştirmesini istiyordu. Aslında o oğlunu normalin dışında bir yere koyup sürekli gündemde tutup otizmli hallerini içeren örneklerle dile getirerek normalleştirmeyip sivriltirken, diğer insanlara açtığı savaşta onların savaşın kötü tarafı olduklarından dem vurup tarafları yakınlaştıracağına, aralarındaki mesafeyi daha da açmaya çabalıyordu. Çünkü kendi bile oğlunun otizmli halini kabullenememiş, olağanlaştıramamış, normalleştirememiş, sindirememişti ki, dilinde olan hep ve daima bu idi. Seyrek de olsa diğer oğluyla ilgili yaptığı paylaşımlarda, o oğulun günlük herhangi hallerine dikkat çekiyor iken, bu oğulu sürekli otizmiyle gözler önüne seriyordu. Ve ne yazık ki her gittikleri yerde de -bir kaç iyi örnek hariç- sürekli yadırganıp dışlanıyordu bu çocuk… Öyle ki insanlar ona durup baktıklarında bile bu bakışlar çocuk için düşmanlıktı, düşmancaydı.

Gelecekte yetişkin olacak bir bireyin (şu an çocuk olsa bile) bu denli sivriltiliyor olması, hele de bunun annesi tarafından yapılması bana ne yazık ki ters geldi… yadırgadım… doğru bulmadım… Anne otizme dikkat çekmek istiyor, bunu anlayabiliyorum… Ama çocuğun özel durumunu merkeze alıp tüm gözleri otizm üzerinden çocuğa çevirmek doğru bir şey mi?. . Genellemelerle ve genel-geçer örneklerle bunu yapmak pek de mümkün. Çocuğun özeline çok fazla girmeden… Ama instagramın “like”cı takımı bu hali öyle sevmiş, like ları ile bunu öyle tatlı öyle hoş hissettirmişlerdi ki, anne bunu görmemişti, belki de görmek istememişti, ve hatta belki de görmezden gelmeyi tercih etmişti. Zaman içinde de çocuğunun otizmini hastalıktan çok bir mağduriyet olarak görmeye başlamış, normalleştiremediği bu durumun girdabında kalmıştı. Hiç bir şey söylemeyip yapmayan insanların oğluna dönüp  bakmaları dahi acımasız-zalim varlıklar olarak nitelenmelerine yetip artıyordu. Oysa belki de ona bakan insanlar, çocuğun davranışlarını inceleyerek kendi yakınlarında da olabilecek bu problemin semptomlarını tespit etmeye çalışıyor olabilirlerdi. Belki de iyileşmesi için içlerinden dualar ediyorlardı… Ama yooo tüm bakanlar kötüydü!…

Belki de ajitasyon, mağduriyet gibi kılıflar instagram için iyi bir malzeme idi!…

Bu son cümlem acımasızlık olarak düşünülebilir… Ama kendim de bir anne olduğum, buna ilave olarak yıllardır çocuklarla içiçe olan bir öğretmen olduğum için, bir annenin evladına yapabileceği kötülükleri ve iyilikleri -yaşım itibariyle de- gayet iyi görebiliyorum.

bg2 b

Bir çocuğun her halinin fotoğraflarının, gerek görsel olarak-gerek anlatımsal olarak annesi tarafından internet ortamında hep ve daima paylaşılması bana göre o çocuğa yapılabilecek kötülüklerin en büyüğü…Bunun pek çok sonucu olabilir…. Fotoğrafları kötü amaçları için kullanabilecek kişilerin varlığının yanı sıra, o çocuğun ilerleyen yaşlarında karşılaşabileceği olumsuzluklar, psikolojik travmalar, kişilik ve karakter oluşumundaki etkileri, başarıya giden yoldaki yansımalar, çevresel faktör vesaire.. pek çok olumsuz şeye sebep olabilir… Belki pedofili bir sapığın hayallerini süsleyecek, takıntısı haline gelecek… Belki bu kadar pohpohlanmışlık kişiliği oluşurken deformasyon yaratacak, ya narsist olacak ya da ortalarda olmaktan sıkılıp toplumdan kaçan bir asosyal olacak… Belki de kendi iradesi dışında gelişen bu durumu  travmayla karşılayacak ve gün gelip anneden hesap soracak… Ve daha başka başka pek çok şey… Değer mi?… Çok küçük bir ihtimal de olsa gerçekleşme ihtimali olan sonuçlar için.. değer mi?

Ama like sayısı, takipçi sayısı, övgü dolu cümleler, hayranlar, hediyeler vesaire.. tüm bunlardan belki de çok daha önemli !…

çiç fon1 b

Blog yazmaya ilkin 2007 de blogcu ile başladım… Sonra 2009 da blogspota geçtim, iki ayrı blog açtım… iki yıldan beri de blogspottaki -güncelleme problemi yüzünden- rusyena blogumu, burada, wordpress te sürdürüyorum… Gerek blogculuğumda, gerekse instagram, facebook gibi sosyal medya kullanıcılığımda, izni ve iradesi dışında bir kez olsun kızımı paylaşmadım. Paylaşmam da… Küçük bir kızken, en çocuksu en şeker hallerinde instagramla tanışmış olsaydım, yine de paylaşmazdım… Paylaşmak istediğimde ise kendi yakın çevremle sınırlı bir alanda, kızımı hiç bir yönüyle sivriltmeden en olağan en rutin halleri ile paylaşırdım. Her çocukta olan şeyler gibi… çocukluğun olağan şeyleri gibi… Ama çok nadir paylaşırdım!

Oysa instagram çocukların  her türlü hallerinin ifşa edildiği fotoğraflarla dolu… bazıları da eğitimli-kariyerli anne-babaların çocukları… Sanırım en çok da sorgulamamız gereken bu… Konu benim kişisel düşüncemle sınırlı olmayıp psikologların ve pedagogların da ortak düşüncesi iken, görünür olmakla, gösteriş yapmak-teşhir etmek-sınır ihlaline girmek arasındaki dengeyi bu anne ve babalar nasıl oluyor da sağlayamıyor ki?!

Çocuğun izin verip vermeme yetkisine henüz sahip olmaması, bu anne ve babaların işine mi geliyor?

Anne ve babalar çocuklarının gizlilik ve istismar haklarını koruyamıyorken, bu durum yasalarla mı çözümlenmeli?

Dünyaya kötülük bu kadar hakimken, dünya bu kadar masum değilken, bizim bu durumu masum karşılamamız çocuklara yapılacak en büyük kötülük olabilir mi?

Bu konu yeterince üstünde durulmadığı için hasır altı edilip çocukların en önemli alanları, mahremiyetleri ihmal mi edildi?

Kafamda sorular…. sorular….

Sosyal medyada çocukların fotoğraflarının paylaşılması ile ilgili aşağıdaki linkleri okuduğumda daha da dehşete düştüm… Diğerlerine vakit bulamasanız da lütfen ilk linki mutlaka okuyun:

http://www.serapduygulu.com.tr/yazi-arsivi/sosyal-medyada-cocuk-istismari-sosyal-medyada-cocuklarin-fotograflarini-paylasmak-mahremiyet-ihlali-midir-1515527112-1515527175.html

https://pedagojidernegi.com/sosyal-medyada-cocuk-fotograflari/

http://www.pedagogsevilyavuz.com/detay-icerik-pedagog-sevil-yavuz-817-internet-ve-sosyal-medyada-cocuk-fotografi-paylasmanin-tehlikeleri-pedagog-sevil-yavuz.html

http://www.hurriyetaile.com/cocuk/cocuk-psikolojisi/cocugunuzun-her-fotografini-internete-koymayin_21942.html/2#detail

https://www.bbc.com/turkce/haberler-37846302

Reklamlar
Bu yazı dobra dobra içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Sosyal medyada çocuk istismarı

  1. Özlem Soydan dedi ki:

    Yıllar önce, ilk kez sınıf blogu açtığımda yabancı örneklerinden yola çıkarak bir izin formu geliştirmiştim, çocuğunun fotoğrafının Internette yer almasının sakıncası olmadığına dair veli tarafından imzalanmak üzere. Yurt dışında izinsiz fotoğraf yayınlayamaz okullar. Velilerim arasından her yıl mutlaka bunu kabul etmeyen çıkardı ve özenle ayıklama yapıp o çocukların resminin olmadığı kareleri kullanırdım ders etkinlik paylaşımlarımda. Bahsettiğim facebook filan değil, sadece sınıf blogu üstelik. Akademik amaçlı paylaşımlar dışında uğrayanın olmadığı sınıf ve öğrenci siteleri.
    Şimdi geldiğimiz noktaya bakın. Okul yönetimleri öğretmenlere baskı yapıyor sınıfınızda fotoğraf çekip sosyal medya hesaplarınızdan paylaşın diye. Derste öğretmenin video çektiğini gören ergenler eliyle yüzünü kapamaya çalışıyor. 😦

    Bir çocukluk fotoğrafım var. Balonumu çok sevmiş, o da görünsün istemişim belli ki ve çok tuhaf tutmuşum. Yıllarca o resme bakıp nefret etmiştim bu görüntüden. Şimdiki çocukların ortalıkta dolaşıp duran abuk subuk halleri hakkında ne düşünğünü merak ediyorum ister istemez.
    Kızınız olduğunu yeni öğrendim bu arada 🙂

  2. rusyena dedi ki:

    Biz gerçek hayatta sınırlarını belirleyememiş bir kültüre sahibiz… Haddimiz ve ölçümüz yok… Başkalarının tercihlerine müdahale edebiliyor, ayar ve yön vermeyi çoğu zaman kendimizde hak görüyoruz. Bu sebeple eğitimli de olsa, kariyer sahibi de olsa çoğu kişi ölçüsüzlük ve hadsizliği normal kabul ediyor… başka kişilerin sınırlarından içeriye kolayca girebiliyor… ssöz konusu çocuk olunca da bu daha kolay gerçekleşiyor… anneler, babalar, müdürler, bazı öğretmenler kendilerini çocuklar üstünde bir karar mekanizması olarak görebiliyor… küçükler durumun farkında olmasa da ergenler farkındalıklarını bedensel ya da sözsel tepkileri ile dile getirebiliyor…yine de pek bir şey değişmiyor… 😦
    eskişehir ve kedisi lokumla ilgili bir kaç postta kızımdan söz etmiştim… çocuk da değil zaten… yine de iznini almadan paylaşmam bu yaşında da…

  3. Özlem Soydan dedi ki:

    Bakayım yazınıza. Teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s