Anne / Anne of Green Gables / Anne with an E (Dizi)

Yine bayıldığım bir dizinin içine çekildiğim bir dönemdeyim. Şurada (ağustos 2017 aydökümümde) ilk sezonuyla ilgili duygu ve düşüncelerimi yazarken anlatmaya çalışmıştım biraz… Yakın zamanda ikinci sezonu da yayınlandı ve ben son günlerde yeniden bir rüya aleminde gibiyim adeta.

Üşenmedim, önce ilk sezonu bir kez daha izledim. İçimde yarattığı o hazzın sıcaklığı ile de ikinci sezonu izlemeye koyuldum. Diğer türlü olsaydı, üstünden geçen onca zamanın hafifletmiş olduğu etki ile ikinci sezondan beklediğim tat eksik kalacak, hep bir yarımlık hissedecektim. Böyle iyi oldu… bölümleri tamamladıkça bunu daha iyi anladım.

anne 2

Marilla ve Matthew Cuthbert adında hiç evlenmemiş iki yaşlı kardeş, çiftlik işlerine yardım etsin diye yetimhaneden bir erkek çocuk almaya karar veriyorlar. Ancak gele gele sıska ve çok konuşan bir kız geliyor. Ama ne konuşma!.. Doğaya, yaşama dair kocaman kocaman, ulvi ve bilgece söylemler… Ve tabii taşıdığı tertemiz çocuk kalbi… Kız oluşuyla hayal kırıklığına uğrayan iki kardeş, bu şeker kızı bağrına basmakta sakınca görmüyor bir süre sonra.

anne 1

Anne.. görünümüyle, söylemleri ve eylemleriyle sanki masallardan çıkıp gelmiş ama bizi o masal diyarına değil de gerçek dünyaya çekip kendiyle özdeşleştirerek, her şeye rağmen dünyaya bambaşka gözlerle bakmamız gerektiğini yüzümüze çarpmak isteyen bir karakter.

Çocukluğu ötelenip itildiği yetimhanelerde ve çalışmak için gönderildiği sorunlu evlerde geçmiş… Hayatın tokatını daha küçükken yemeye başlamış bir kız… Sıska oluşu, yüzündeki çiller ve saçlarının kırmızılığı ile de dış görünüşünün kabul görmediğinin farkında… Buna rağmen varoluşunu kahrolarak, karamsarlığa ve yenilgiye düşerek değil de hayalgücünü kullanabildiği kadar kullanarak ve yere her kapaklanışında (ama biraz erken, ama biraz geç) mutlaka ama mutlaka ayağa kalkıp yoluna daha güçlü bir şekilde devam ederek gerçekleştiriyor. Yaşadığı travmalar onda duygu değişimleri yaratmış olsa da hayalgücü sayesinde kendini tekrar dengelemeyi başarabiliyor. Bu yönüyle müthiş eğitici-öğretici bir dizi…

Öte yandan benim çok çok sevdiğim çiftlik yaşamı bu dizide de ana mekan…

anne 3

Atlı arabalar…

anne 4

Country ev… country mutfak…

anne 8

anne 7
Kırlar…

anne 10

O kırlardaki mevsim değişimleri… doğal güzellikler…

anne 11

Çamaşır seremonileri…

anne 6

Çocukluğumun Küçük Ev dizisini anımsatan sahneler… karakterler…

anne 13

Dizi, 19. Yüzyılda (1908de) yayınlanmış olan Lucy Maud Montgomery’nin Anne of Green Gables isimli kitabından uyarlanmış. Yazarın hayatını şöyle bir kısaca araştırdım da Anne ile benzerliği karşısında hem hayrete düştüm hem de hüzünlendim. Lucy Maud Anne’in yaşadığı topraklarda yaşamış ve benzer yollardan, duygulardan geçmiş. Kimbilir belki de çok iyi bildiği için karakterleri ve atmosferi bu denli etkili ve vurucu biçimde betimleyebilmiş. Dolayısıyla dizi, dönemin toplumsal yapısını en iyi şekilde yansıtıyor. Ajitasyona müsait bir konu dozunda ve kararında işlenmiş, karakterler son derece gerçekçi. Dram ağırlıklı hatta bazen oldukça trajik ama tıpkı ana karakterin kendisi gibi izleyici de bir süre sonra silkelenip kendini o duygu derinliğinden çekip çıkarabiliyor. Çünkü karamsara karşı hep bir iyimser bakış açısı var. Polyanna’yı anımsatıyor ama onun gibi tozpembe değil, daha çok varolan duruma başka bir pencereden de bakılabileceğini göstermek ister gibi. Kabullenişin kolay olabileceğine dair bir vurgu da aynı zamanda bu. İkinci sezonda saçların kısacık kesilip yine de hayata kalındığı yerden devam edilmesi gerektiğinin vurgulanmış olması, buna en bariz örnek. Hiçbir şey için dünyanın sonu olamaz! Ve hayat her şeye rağmen yaşamaya değer!

Dizide her an felsefik çıkarımlar yapmak mümkün. Anne karakterinin ağzından bu konuda hep ve daima bal damlıyor. Hatta sezon bölümlerinin her birine felsefik isimler bile vermişler. Her bir cümle üstünde düşünülesi, irdelenesi… İzlerken bu başlıkları (isimleri) anlamlandırmak için daha bir pürdikkatle izliyor insan… İşte o cümlelerden bazıları…

anne 12“Kaderine yön verecek olan sensin.”

anne 14
“Ben kuş değilim, hiçbir ağ beni yakalayamaz.”

anne 15
“Kim bir gençten daha dikbaşlı olabilir ki?”

anne 16
“Pişmanlık hayatın en zehirli şeyidir.”

anne 5
“Sen neredeysen benim evim orası.”

anne 9
“Gençlik bir umut mevsimidir.”

anne 17
“Belirtiler değerlendirilebilir küçük şeylerdir ama yorumlar sınır tanımaz.”

anne 18
“Doğru görüş özdedir.”

anne 19
“Olduğumuz şey bizi biz yapar.”

anne 20
“Hafıza da ruh hali gibi çeşitli yönelişlere sahiptir.”

 

Bu dizi ile ilgili ne söylesem eksik kalır. İzleyeni ve seveni çok… onlar biliyordur, ama hala izlemeyenler kaliteli bir dram dizisi arayışı içindelerse mutlaka izleyin derim…

Reklamlar
Bu yazı sevdiklerim içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Anne / Anne of Green Gables / Anne with an E (Dizi)

  1. Ecehan dedi ki:

    Bayıla bayıla izliyoruz hem de… Gerçekten çok iyi olmuş dizi… Anne’in kısacıcık saçlı hali de çok daha iyi olmamış mı sencede? ;))

  2. rusyena dedi ki:

    bayıldım saçlarına…

  3. Geri bildirim: Temmuz 2018 – Aydöküm | ruşyena

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s