Yollarda -6 (Çocukluk hayalim… Efes Antik Kenti’m)

Hani görmeden bir yere bağlanır ya insan, Efes  de benim için öyle… Ortaokul sosyal bilgiler öğretmenimden ilk duyduğum yıllardan beri… Masal diyarını betimler gibi öyle bir anlatmıştı ki, içime kopamayacağım bir sevgi düşürmüştü..  Sonra ansiklopedilerdeki, büyük resimli atlaslardaki birkaç fotoğrafı ile ilgim ve merakım daha da katlanır olmuş, gezmek-görmek hayalim haline gelmişti.

ru efes 15

Ancak bu hayalim (pek çok hayalim gibi) çabucacık, hemencecik gerçekleşmedi öyle…  Yıllar içindeki birkaç teşebbüsüm/üz  (başka bir dolu yere gitmem/iz/e rağmen orası için) çeşitli nedenlerle ertelendi… hayat ne getirirse o yaşanmalıydı !…En son 9 yıl önce Marmaris Aksaz askeri kampında tatil yapma fırsatı yakaladığımızda çok yaklaşmıştık . Selçuk yolumuz üzerindeydi ve artık bu kez uğramamız, hayalimdeki Efes’le buluşmamız kaçınılmazdı. Gelibolu’dan yola çıkmadan önce programımızı yapıp gidiş yolunda uğrama kararı almıştık. Ama önce Bergama’ya uğrayacak, 1 gece orada kalacaktık. Bergama’yı öyle sevdik, tarihi-turistik yerlerini gezmelere öyle doyamadık ki,  programımızın dışına çıkıp iki gün daha kalınca,  gidiş yolunda uğrayacak zamanı kaçırmış olduk. Çünkü kalacağımız kampa verilen en son gün ve en son saatte gitmediğimiz takdirde bize tahsis edilen motel başkalarına verilecekti … böylece planlı tatilimiz, onu elde etmek için yıllardır toplamış olduğumuz puanlarla birlikte elimizden uçup gidecekti… Giderken olmamıştı ama kamp tatilimiz bitince, dönüş yolunda uğrayabilirdik pek ala!… Heyhat!… kampın  son günü Gülşen ablamın vefat haberini aldık… Ağlaya sızlaya memleket yollarına düştük… (aniden, havaalanından evlerine dönerken kendi araçları başka bir araçla kafa kafaya çarpışmış ve ablam daha oracıkta yaşamını yitirmiş.)

Yıllar yılları kovaladı… Bir dolu acı, bir dolu sevinç yaşandı… 9 yıl aradan sonra (geçtiğimiz yaz), bu sürede toplanan puanlarımız sayesinde bir kez daha bize Marmaris-Aksaz kampı yolu göründü. Bir kez daha aynı güzergahta  otomobilimizle yolculuk yapma şansını yakalamıştık… Bergama yine tüm baştan çıkarıcılığı ve büyüleyiciliği ile aklımızı çelmeye çalışıyor, ama içimizde kabaran duyguyu bastırıyorduk… Kararlıydık… Programımızın dışına çıkmayıp garantiye alarak Bergama’da 1 gün kalıp gidiş güzergahımızda Selçuk’a uğrayacaktık…. Nihayet  başardık!

ru efes 1

Hani çoğu zaman davetkar olan harikulade bir ağaç, muhteşem bir manzara ya da görkemli bir yapı vesairedir ya… Çocuk kalbime taht kurup beni yanına çağıran… hakkında klişe bilgiler dışında çok da fazla şey bilmediğim, bilmeden kalbimi çarptıran o yere kavuşabilmiştim sonunda. Heyecanımı, hayretimi siz düşünün… Sevdiğim medeniyet kurmalı stratejik bilgisayar  oyunlarındaki gibi, şu muhteşem kentin kah  yollarında ya da mekanlarında hayali insanlar türetiyor, kah hayali yaşantılar yaratıp dönemi zihnimde canlandırmaya çalışıyordum.

efes 13

O mermer parçalar nasıl muazzam şekilde oyulup devasa sütunlara dönüşmüş, nasıl dev plakalar halinde ayaklar altına serilmiş, teknolojinin geri olduğu bu dönemde o antik tiyatronun akustik sistemi için gereken koşullar nasıl sağlanmış, tasarım ve dizayn hangi deneme-yanılmalardan sonra bu verimli, bu elverişli hale getirilebilmişti, aklım hafsalam almakta zorlanıyordu.

ru efes 4

Şu döküntü sayılabilecek kalıntılar bile, vaktiyle mevcut olan kentin –içinde bulunduğu yüzyıla göre- ne kadar gelişmiş, ne kadar ileri bir medeniyet olduğunu açık açık ortaya sermeye yetiyordu. Bu gerçeği her yeni kalıntıyla bir kez bir kez daha hissettikçe daha bir büyüleniyor, daha bir mest oluyordum.

Ki bu görkemli, bu muhteşem kent bile yokoluş gerçeğinden kurtulamamış.. gücün yenilemezliğinin yalan olduğunu ispatlarcasına, tüm azametini koruyarak lakin hiçbir yaşam belirtisi kalmadan, ceset gibi, virane bir şekilde günümüze ışık tutuyor, “süper güç”, “yenilmez”, “yıkılmaz” gibi bir dolu kavramı sorgulamamıza da sebep oluyordu.

ru efes 2

Hasılı beni kendine çeken bu muhteşem mekan gereken etkiyi göstermiş, tüm haşmetiyle iliklerime kadar işlemişti. Ancak hissettiğim şeyleri sözlere dizip buraya dökmem hiç mümkün değil… Zaten bu postu hazırlamayı planlarken niyetim de bu değildi…

Ah ama ben o muhteşem antik kenti görüp.. o büyük medeniyetin bir zamanlarki varlığı ile sersemlemişken.. evime yeni döndüğüm bir vakit..  büyüleyiciliği de içimde hala  taptaze iken.. bu muhteşem kentin  bambaşka bir muhteşemliği ile karşılaştım. Meğer şimdilerde mermer dokusu ile bile bunca görkemli bunca haşmetli duran bu kent vaktiyle ne rengarenk ne cıvıl cıvıl bir yermiş.  Bu postu hazırlamamın asıl amacı da bu: hakkında çok şey okuyup taramış olmama rağmen, eski haline dair birkaç sonradan çizim fotoğrafı bulmanın dışında (artemis tapınağı vb), hele hele sokaklarının, binalarının bu renkli halinin simulasyona dökülüp fotoğraflanmış hali hiç ama hiç karşıma çıkmamıştı. Kim bilir! Belki de sırasını bekliyordu, şimdiki halini  kendi gözlerimle görüp içimde doğup büyüteceğim hisler ve bilgilerden sonra, onları da tamamlasın diye belki de bu detay ancak karşıma çıkarılmıştı. Hasılı çocukluğumdan gelen aşkın, yıllar süren  zar zor yüzleşmesi … ve sonrasında edindiğim hisler/bilgiler… hepsi bu detayla daha bir bütünleşti, daha bir nitelendiler.

Şimdi bana düşen, bunu burada herkesle paylaşmak; ipi kopup incileri oraya buraya saçılmış inci kolyenin, bulabildiğim inci tanelerinden birini de buraya bırakmak…

Bilgi paylaşmak için değil miydi?

Hadi şimdi bu muhteşem kentin önceki ve şimdiki hallerini kıyaslayalım.

Aşağıdaki görsel Efes’in altın yılarını sürdüğü, en dorukta olduğu dönemi betimleyen bir görüntü. Zamanının en muhteşem şehirlerinden olduğu apaçık…

efes 14

Nizami bir kuruluş, bir yapılaşma söz konusu… Yapılar dizi dizi ve bu dizilimin kendi içinde bir estetiği var. Yukarıdan kuşbakışı baktığınızda bu şehrin muhteşem planlamasını görmek mümkün… Oysa bu şehri tasarlayan insanların zamanında ne bir gökyüzü taşıtı icat edilmiş ne de şehri yukarıdan görebilecek/gösterebilecek bir araç-bir cihaz yapılmış idi !… her şey çizim taslaklarında görebildikleri  kadardı!

efes 0

İlk gezimize dünyanın 7 harikasından biri olan, ünlü Artemis (Diana) Tapınağı ile başlayalım… Şu simüle edilmiş görüntü ne çarpıcı, ne akıl alıcı değil mi?

efes 6

Tapınak her biri 18 metre yüksekliğinde 120 adet kolondan meydana gelmiş. Çatı görünümlü üst bölümün ön yüzüne tam kabartma ve yarı kabartma heykeller yerleştirilmiş. Ve diğer tüm yapılar gibi bu yapı da renklendirilerek mimarinin en güzel örneklerinden biri haline getirilmiş.

efes 5

Yarı kabartma heykelle sütun ayakları da nakış gibi işlenerek, özenle yivlendirilmiş bu sütunlar daha bir estetik hale getirilmiş.

efes 4

 

Şu karşıdaki antik tiyatronun yapımında akustik ve optik açıdan öyle büyük bir mühendislik zeka var ki, hem sesin dağılımı ve ulaşımı açısından, hem de görüntülerin tüm izleyenlere yetişmesi açısından ne yapılması gerekiyorsa özenle ve dikkatle tek tek yerine getirilmiş.

ru efes 3

Tam karşıdaki katlı yapının muhteşemliğine bakar mısınız? Sanki deprem gibi korkunç doğal afetlere meydan okumak ister gibi…

efes 7

 

Ve çocuk kalbime işleyen antik Celsus kütüphanesi… Ben en çok bu kütüphanenin sütunlar arasındaki duvara yapışık heykellerinden etkilenmiştim, eski ansiklopedilerde ve atlaslarda gördüğüm birkaç küçük fotoğrafta…

ru efes 5

Şu halini görsem bayılır kalırdım demek ki… O her iki yandaki atlılar…sütunların haşmeti…. üst katta, kaidelerin üzerine dikilmiş devasa heykeller… alt katta duvar içlerine konulup yine kaideler üstüne dikilmiş kabartma heykellerin renk renk halleri… Ve albeniyi tamamlayan bordo renkli rötüşler… Allahım! Hepsi bayılmama yeterde artar gibiler!

efes 1

Sanki yağmurdan, fırtınadan, kasırgadan korkmaz gibi… sanki bu renkler hiç solmayacak, ilelebet öyle kalacak gibi… ne derin, ne ince işçilikli!

ru efes 6

(Günümüzdeki heykeller orijinalleri değil, birebir kopyaları imiş, onu da antr parantez belirtmek isterim.)

efes 2

Aşağıda başımı kaldırıp baktığım heykel, yukarıdaki resimde mavi renkli olan heykelin bulunan son halinin kopyalanmış versiyonu…

ru efes 8

Mavi heykelin büyük boy bir simüle fotoğrafını bulamasam da, yan tarafta, günümüzde baş bölümü yok olmuş olan heykelin yakın ve büyük fotosunu buldum, aşağıya onu ekliyorum. Bordoyla rötüşlenmil kabartma desenlerle bezeli duvar içinde duran şu heykelin görüntüsü ne muhteşem ne muazzam değil mi?

efes 12

 

Aşağıdaki Hadrian Tapınağı da orijinal halinde ne görkemliymiş öyle!

ru efes 10

Offffff…. Renklerin muhteşemliği… Ve yine kaideler üstüne dikilmiş heykeller… ki her biri bu kentin kuruluşuna hizmet eden bir imparatoru temsil eder. (Diocletian, Maximian, Constantius ve I. Theodosius)

efes 8

Girişin hemen üstündeki kemerde Şans tanrıçası  (Tike) Thyce’nin kabartma yontusu yer alıyor.

ru efes 14

Bir arkasındaki kemerde ise Medusa’nın yontusu var.

ru efes 13

 

Şu arkamdaki ise,  Traianus (Trajan) Çeşmesi’nin günümüze dek ulaşmayı başarabilmiş bir parçasık kalıntısı… Oysa çeşme öyle işçilikli, öyle görkemli ki…

ru efes 11

Aşağıdaki simüle fotoğrafta görüldüğü üzere orijinali iki katlı, yüksekliği ise 9,5 metre imiş. Çeşmenin ortasında imparator Traianus’un dev heykeli yer alıyor. Alt ve üst katta bulunan diğer heykellerin ise bir kısmı British Museum’da, bir kısmı da Efes Müzesi’nde sergilenmekte…

efes 3

 

Burası Kuretler Caddesi.. Dini ve idari işlere bakan rahiplere Kuretler deniliyormuş,  adını buradan almış… Hiç Casear 3 adındaki bilgisayar oyununu oynadınız mı? 2000-2010 arası hastası olduğum pc oyunlarımdan biriydi. Roma’yı yeniden inşa edip uygarlık kuruyorduk… ama ne hoş müziği vardı, eğer tüm istenilenleri yerine doğru şekilde getirmişsen sokaklarında çocuklar neşeli neşeli okullarına gidiyor, tanrılar söylevlerini yapıp şiirler okuyordu. Bir yerde bir yanlışlık yapmışsan da ne hallerde uğraşıp inşa ettiğin şehrinde yangın çıkıyor, binaların tek tek yok oluyordu… Her yangında Romalı itfiyecilerimle az koşturmadım.. 🙂

İşte bu yolda yürürken Casear 3 oyununun içinde yürüyordum sanki… 🙂

ru efes 9

Kocacık tarihe meraklıdır, o hep geçmişe dönmek ister ama ben hep geleceği merak eder, geleceği görmek isterim… Efes’te ilk kez o geçmiş haline gidip oraları en görkemli hali ile görmek istedim…

Mermer tabanın güzelliğine, yol boyunca dizilmiş heykellerin, sütunların muhteşemliğine bakar mısınız?

efes 9

 

Aşağıdaki fotoğrafı internetten aldım… Benim çektiklerim flu ve karanlık çıkmış… Ama orijinal hali ile kıyaslamanız için bunu görmeniz gerekiyordu.

ru efes 16

Yamaç evler de denilen teras evlerin iç dizaynındaki detaylar ne hoş, ne ilginç değil mi?

efes 11

 

Şu Memmius Anıtı ise ne muhteşem, ne görkemli imiş yine ! Ve nasıl büyüleyici!…

ru efes 12

efes 10

 

Efes, tüm bu fotoğraflardakilerden ibaret değil elbette… İçinize bir yerlere yereşip sıcacık hisler yarattı ise,ve henüz görmedi iseniz..  ilk fırsatta gidin, gezin, görün derim… Bir de müze kartı çıkarın… Bu vesile ile ulaşabileceğiniz her antik alana koşmak için can atın… Orada görecekleriniz salt taştan ibaret değil, tabii ki de! (son sözüm; “amaaan neyine bakıcam,  taşına toprağına mı” diyen çok bilmişlere!”

 

Alıntıladığım fotoğraflar:

http://www.virtualreconstruction.com

http://www.incredibleart.org/gallery

 

Reklamlar
Bu yazı rengarenk, yollarda içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s