Ağustos 2017 – Aydöküm

Yeni ay… yeni mevsim…
On gün geçti, ne çabuk!..

Hakkını yemeyeyim güzel aydı Ağustos, tabii sıcağın pişirip bunalttığı anları saymazsam… Aslında hava denilen değişken durum –hep söylüyorum ya, nicedir…- her haliyle kabulüm… ama dışarılara doya doya çıkamadığım zamanlar, biraz daha serin olsaydı-bu kadar yakıp kavurmasaydı, demedim değil… Üstelik Temmuzdan daha da çok yalnızdım Ağustos’ta… Haziran, ramazan molası dolayısıyla hissettirmeden geçiyor olsa da, Temmuz ve Ağustos, haftada en az 3 ya da 4 akşam yalnız kalmak demek benim için… (kocacığın havai fişek organizasyonlarından dolayı). Bu Ağustos ise 5 e bazen 6 ya çıktı bu akşamlar… bazı düğünlere davetli olmasam da gidip merakımdan bir kenarda oturup seyretmişliğim de var … İlginç, sıradanın dışında süslemeler yapıyordu bazı düğün sahipleri… bir keresinde masa ve oturak niyetiyle yerlere –çok sevdiğim- saman balyaları dizilmiş, ağaç kütükleri serpiştirilmişti ve country tarzındaki bu alan gençler için tahsis edilmişti… konuk ailelerin masaları da parklarda ve piknik alanlarında bulunan piknik masalarından idi… salonun genelindeki süsleme de rutinin çok dışındaydı. Görmek, orada olmak enerji ve mutluluk verdi… Ama davetli olmadan gittiğim düğün sayısı bir ayda ikiyi geçmez. Bir değişiklik de yıllardan sonra Altın Sardalya Festivalinin bir kez daha yapılmış olmasıydı bu yıl… Tüm sergilerini bir başıma, sakin sakin, haz ala ala gezdim.. akşam konserlerine bir başıma da olsam mutlaka gittim, hiç sıkılmadım, tam tersi curcunanın içinde bayağı bir eğlendim, iyi vakit geçirdim… Bu ayrıcalıklı kaçışların dışında ise çoğunluk kendimle ve evimle başbaşa idim… İnternetteki film ve döküman deryası sağolsun, epey oyaladı beni… Özellikle “geçmişteki ve günümüzdeki vatan hainleri” üzerine pek çok metin ve belge taradım ki, “pes” dedim sonunda, (katilleri, tecavüzcüleri vesaire aynı torbaya koyarak) “tarihin her devrinde vatan hainliğinden daha pislik hangi durum olabilir ki!”

sarah plain and tall
İzleme serüvenime gelecek olursam; ilkin, her ay olduğu gibi “çiftlikte geçen filmler” seçkime yeni filmler katmak istedim… Kırlı, tarlalı, bahçeli, çiftlikli, yeşilli, ağaçlı, çiçekli, böcekli filmler izlemek müthiş keyif veriyor bana… Google’a İngilizce bir dolu anahtar sözcük girdim ve bir dolu film ismine ulaştım… Hemen afişlerinden vurulduğum pek güzel filmler vardı ve çoğu Türkçeleştirilmemiş, Türk film sitelerine aktarılmamışlardı bile… Bir kaçının İngilizce fragmanını izlediğimde, uzun boylu, gösterişsiz bir kadın olan Sarah’nın geldiği çiftlik evindeki yaşamı konu alan “Sarah, Plain and Tall” adındaki filme acayip ilgi ve merak duydum. İngilizcesi telaffuz ve dilbilgisi bakımından anlaşılmaz ve kompleks de değildi, -ingilizce öğretmeni olsam da bazı fimlerdeki yoğun telaffuz ve ağdalı, devrik dil beni de anafikri anlayamaz kılabiliyor- heyecanla ve ilgiyle hemen izlemeye koyuldum.

sarah-plain-and-tall

Karısının ölümünden sonra iki çocuğuyla başbaşa kalan adamın çiftliğe Sarah adında bir kadını çağırmasını konu alıyor film… İlk vakitler evin küçük erkek çocuğu kadınla kontakt kurmak istemiyor ama kadının her fırsattaki yapıcılığı ve farklı ufuklar açması çocukların dünyasında büyülü bir etki yaratıyor. Ancak bu kez de adam kadına, çocuklara sadece bakıcılık yapması, onlara farklı öğretilerde bulunmaması gerektiğini söyleyerek kadınla ters düşüyor. Haliyle bir çatışma, bir dilemma doğuyor. Bu da izleyicinin merak duygusunu kamçılıyor. İnsanın içini yumuşatan, duygu yüklü, sıcacık bir filmdi… Severek izledim… İngilizcesi intermediate ve upper-intermediate seviyelerinde olan herkese de –country-çiftlik filmlerini seviyorlarsa- izlemelerini mutlaka tavsiye ederim…

 

çılgın kalabalıktan uzak

İkinci izlediğim çiftlik temalı film ise “Çılgın Kalabalıktan Uzak” (Far From Madding Crowd) idi. Genç bir kadına amcasından bir çiftlik miras kalıyor ve farklı zamanlarda üç ayrı adam bu kadına aşık oluyor. Dönemin alışılmışlığına ters olarak kadın seçilen değil de seçen kişi olmak gibi bir tercih de bulunuyor, onu çok seven iki erkeği yüz üstü bırakıp kendisinin aşık olduğu üçüncü bir kişiyle gönül bağı kuruyor. Bu adam da tanışma sürecinde pek aşık modlarında ama….. deyip daha fazla spoiler vermeden anlatımımı burada keseyim en iyisi… romantik, aşk temalı dönem filmlerini seviyorsanız mutlaka izleyin derim… içinde bol bol çiftlik yaşamı  var… Bir de Oak vardı ki, evlenme teklif ettiği sahne pek içe dokunuşluydu… Bu arada, bu film Thomas Hardy’nin aynı adlı romanından uyarlanmış, bulunca okumayı mutlaka istiyorum.

 

cesaret-edemezsin-dare-to-be-wild-2015-film-izle-387

Üçüncü izlediğim film çiçek düzenleme yarışmasının eksene konulduğu ve bu yarışmaya katılmak isteyen taşralı bir kızın bu yolda karşısına çıkan olayların ve insanların konu edildiği “Cesaret Edemezsin” (Dare to be Wild) isimli film oldu. Konusuyla ilk karşılaştığımda filmde bol bol çiçek bahçeleri göreceğimi sanmıştım ama beklediğim gibi olmadı hiç… ana karakterin abartılı mimiklerinden de rahatsızlık duymadım değil.. gerçekçilik ve doğallık adına beklentilerime sekte vurdukları kanaatindeyim. Yine de izlemek keyifliydi. Zira konusu gerçek bir yaşam öyküsünden alınmış… ibretlik, öğretici sahneler var.

 

this beautiful fantastic

Ve derken, bu beklentilerimi fazla fazla karşılayacak nefis bahçeli, bol çiçekli bir filme denk geldim. İnstagram hesabımda da paylaşmıştım. O gün hava kapalı ve yağmurluydu ve seçtiğim güne de çok yakıştı bu film. Adı “This Beautiful Fantastic”, Türkçeye “Harikalar Bahçesi” adıyla çevrilmiş. Masal tadında, insanın içini huzurla dolduran sıcacık sahneler var…bundan başka çiçeklere dair çok şey var.. bahçeciliğin detayları var… çok tatlı komşuluk, arkadaşlık ve saf sevgi ilişkileri var…yağmur var… kütüphane var… kitaplar var… daktilo var…bu anahtar kelimeler kalbinize dokunduysa ve vaktiniz de varsa izleyin, derim… yoksa da, izlenecekler listenize ekleyin, huzur bulmak istediğiniz bir vakit açıp izleyin.. daha anlatmadığım çok şey var. 🙂

 

Boyhood-DI

Bir akşam da fragmanları tararken “Boyhood” (Çocukluk) isimli filme denk geldim. İlgi ve merak düzeyimi artırınca da izlemek istedim. Filmde eşinden ayrılıp yeni bir birlikteliğe başlayan bir anne ve iki çocuğunun yaşamı konu ediliyor ama en çok erkek çocuğun üzerinde gelişiyor kurgu. Ve ilginç olan şu ki, bu film tam 12 senede çekilmiş. Yani oyuncular değişmeden, bir filmde küçük bir karakterin hem kendi küçüklüğüne hem de kendi ergenlik dönemine tanıklık ediyoruz, büyükler için de aynı durum söz konusu, filmin başında daha incecik olan anne filmin sonunda kilolu, orta yaşlarda bir kadın haline geliyor, her ikisi de aynı kadın… Film, erkek çocuğa endeksli olduğu için, olayları bu paralelde ele alırken izleyicisini de çocukluk kavramı üzerine düşünmeye itiyor. Bize çaktırmadan, değişen ve geçip giden hayatın içindeki unutulmuş kimi anlar somut bir şekilde gözlerimizin önüne seriliyor. Dolayısıyla bu filmi de severek ve ilgiyle izledim. 2 saat 45 dakika gibi bir süresi olsa da…

 

anne

Sezonlukdizi.net teki dizi seçimime gelecek olursam, duyduğum andan beri, hala çekimleri devam ediyor olduğu için izlediğimde yarım kalacağını düşünüp hiç başlamamayı tercih ettiğim “Anne of Green Gables” merakıma yenik düştüm ve çok seveceğimi adım gibi bildiğim bu diziyi tadı damağımda kalmış olarak, heyecanla ve arzuyla yudum yudum izledim. Vikingler’in yeni bölümlerini nasıl merakla bekliyorsam, bu dizinin devamını da, ondan daha da çok, pek çok merakla bekliyorum. Zira bu dizi aynı zamanda çiftlik temalı bir dizi. Küçük ev havasında, Polyanna tarzında… Ama “Anne” şahsına münhasır bir kız…

anne of green gable

Küçükken anne-babasını kaybettiği için yetimhanede büyümüş ve başka birkaç ailenin yanına hizmetçi olarak verilmiş, ancak buralarda hep horlanmış, ötelenmiş, dolayısıyla evlatlık verilmenin özlemi ile dolu. Ve hiç evlenmemiş, biri kadın biri erkek iki yaşlı kardeş bir gün bir erkek çocuk istediklerini belirterek evlatlık talebinde bulunuyor ama gele gele kızıl saçlı, sıska ve aynı zamanda çok konuşan bir kız geliyor. Ama ne konuşma! O yaşına dek bilinç altını hülyamsı ve büyülü şeylerle süsleyen bir çocuğun yaşından büyük sarfettiği.. dinleyende farkındalık yaratan, felsefik, bilgece sözleri, söyleyişleri… Polyanna’dan daha gerçekçi, daha olası, daha kabulgörür bir karakter… Dedim ya devamını merakla ve heyecanla bekliyorum.

Bu dizinin aynı adlı bir filmi ve romanı da var… Filmini geçen hafta izledim, Eylül aydökümümde paylaşırım artık, romanın ise İngilizce pdf sini buldum, bir ara oturup okumak istiyorum. Zira, doküman tararken oradan oraya geçip onu bunu şunu, her bir şeyi okumaktan kitap okumaya fırsat bulamadım… 😦

Reklamlar
Bu yazı aydöküm içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

6 Responses to Ağustos 2017 – Aydöküm

  1. Gülsüm Yener ŞANLI dedi ki:

    Yazılarınızı zevkle takip ediyorum, okuyorum. İyi sayylabikecek bir sinema sever olarak ne yazık ki yaşamımım son iki yılında , popüler kültür dışında bir filmi tek başıma doya doya izleyemedim.hem kociş hem çocuk engeller arasında😄bu ihtiyacımı nerdeyse yazılarınızla karşılıyorum…

  2. rusyena dedi ki:

    Çocuklar büyüyünce acısını çıkaracaksınız eminim… Ben de yaşadığım yerde bir sinema olsun ne çok isterdim… belediyenin var da, en ucuz filmleri getiriyor, vizyondaki kaliteli filmleri izlemek ne mümkün… benim sıkıntımda bazı iyi filmleri zamanında, sıcağı sıcağına izleyememek… 🙂

  3. colette60 dedi ki:

    Önerdiğin filmleri tereddüt etmeden ben de izlerim. İçimize country girl kaçmış bizim 😊

  4. rusyena dedi ki:

    🙂 🙂 🙂

  5. Gülsüm Yener ŞANLI dedi ki:

    Evet sonunda başardım. Bir filmi sadece kendim için, iki bölümde de olsa izlemeyi başardım😄 This Fantastic beatiful önerisi için teşekkürler. 🙏🏼sevgiler

  6. rusyena dedi ki:

    çok sevindim…. devamı sık sık gelir dilerim… 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s