Kırlarda 6 – “Gelincik var olduğu sürece, şarttır yaşamak!”

Her mayıs yeryüzü cennet gibi bir yer ve yaratanın sanatı en görkemli haliyle adeta tablo misali yayılıveriyor göz önümüze. Ah bu güzellik… renklerin muhteşemliği… kırmızının en kalpçelen tonu…

kırlarda 6 1

kırlarda 6 w p

Marttan Nisandan daha da çok istiyorum bu ay kırlarda olmak… Zira bu günler ilkbaharın en en en güzel  günleri…  canım kırlar alabildiğine rengarenk, alabildiğine çiçek…  Bulduğum her çiçek tarlasına dalıveriyorum bodoslama… arkam önüm sağım solum çiçek! Gömülebildiğim kadar gömülüyor, kaybolabildiğim kadar kayboluyorum. Her Mayıs değişmez ritüelim bu.

kırlarda 6 2 a

kırlarda 6 2 b

Ve ama bu çiçek tarlalarının içinde en güzeli kuşkusuz gelinciklerle bezeli olanı… Oysa daha, bir başına salt gelincik kaplı çiçek tarlasına rast gelmedim hiç. Sanki bu albenili çiçekleri yalnız bırakmak istemez gibi, beraberlerinde papatyalar.. kanolalar.. uzun uzun, yeşil yeşil başaklar… ve minicik rugby topları gibi üstleri ok ok dikenli bitkiler… Ve aslında tüm bu çiçekler ekinlerin, özellikle baklaların, bezelyelerin arasında… İçlerinde en davetkarları da kıpkırmızı gelincikler en başta.

kırlarda 6 3 p

kırlarda 6 t p

Hani aslında gelincikler için koşturuyorum ya tarlaya, diğerlerini de görmüyor değilim… –en sevdiğim papatyalar hemen hemen her yerde bol bol olsa bile-  gelinciklerle önce bir bakışıp dönüp derhal diğer çiçeklerin de tek tek gönlünü almaya girişiyorum. İşte o an içimde öyle bir duygu kabarıyor ki; her çiçeği sevmeli, her çiçeğin yoluma çıkmış oluşuna duyduğum minneti sevip okşayarak hissettirmeliyim. Bunu da gelinciklerin aklımı çelme çabasına karşı koyma azmi gösteren hassas ve ince kalbime borçluyum. (kendi kalbime bu tanımı yapmam pek bir açıksözlülük belki ama çok da gerçekçi… 🙂 ) Ne ki, ayırtındayım artık; çok insan alsaydım yaşamıma ve çok dinleseydim onları.. kavgacı, savunmacı tarafım hep aportta kalacak, ruhum daha yırtıcı kalacaktı. Çiçeklerle, böceklerle oldukça hanidir kalbim daha bir pamuk, ruhum daha bir sarıp sarmalayıcı.

kırlarda 6 5

Gelincikler… uzun uzun baktığında, o ahenkli danslarıyla nasıl da sakinleşitirici, nasıl da iyişeştirici…

kırlarda 6 6 p

kırlarda 6 x p

“Bereket tanrıçası Demeter bir zamanlar uykusuzluktan çok çekermiş. Uykusuz ve yorgun olduğundan bitkilerin büyümesi ve verimli olması için çabalamaya gücü yetmezmiş. Kıtlık başlamış. Bunu gören Uyku tanrısı İnsomnia, Demeter için gelinciklerden bir karışım yapıp içmesini sağlamış. Demeter bunu içer içmez derin bir uykuya dalmış. Uyandığında uykusunu almış ve çok da zinde olduğunu hissetmiş. Ve tabi tüm enerjisini tarlada büyümeye çalışan mahsule yoğunlaştırmış. Kıtlık bitmiş, rekolte artmış. O zaman bu zaman çiftçiler mısır/hububat tarlalarında ne zaman gelincik görseler bunu o senenin yeni rekorlara gebe olduğuna yorarlar ve gelincikleri asla koparmazlarmış.” (alıntı)

kırlarda 6 7 p

kırlarda 6 4 p

Taç yapraklarının öyle de nazik, öyle de ipeksi bir hali var ki… el dokunur dokunmaz yavaşça kopar, usulca dökülür, hafif bir yel esti mi havalanır da nazlı nazlı süzülürler.

kırlarda 6 8

kırlarda 6 z

Bu narin nazenin gelinciklerin incecik dallarındaki salınış öyle romantik, öyle şiirsel ki… Aslında şiirsel olan detayların kaynağına indiğinde ayırdına varmakla gördüğün dünyanın ta kendisi; en saf, en doğal hali…

kırlarda 6 9

Bize farklı bakabileceğimiz ne çok şey olduğunu ve başka bakışlarda başka başka şeyler görebileceğimizi anlatan “Görme Biçimleri”nin yazarı John Berger, bir gelinciğin dünyaya gelişindeki detaya bakın nasıl dikkat çekiyor:

“Gelincik açılmadan önce, kapalı çanak yaprakları badem kabuğu gibi serttir. Bir gün bu kabuk çatlayıverir. Üç çanak yaprağı toprağa düşer. Bu kabuğu açan şey balta değildir, sadece zar gibi incecik, tortop olmuş yapraklardır. Çiçek açıldıkça neon pembesi yapraklar kırlarda görebileceğiniz en arsız kızıla dönüşür. Sanki çiçeğin çanağını çatlatan güç, bu kırmızının kendini gösterme, görünür olma isteğidir.”

kırlarda 6 10

Bir başına kaldığında bile kırılgan görünümüne rağmen,  her rüzgarda yatıp yatıp kalkıyor ama hiç düşmüyor  ya şu gelincik…o incecik duruş, haşin sallanışta bile bir hayatiyet, bir yaşama azmi var. Tren raylarının, kaldırım taşlarının aralarından can bulup gün yüzüne çıkan da değil mi o?

kırlarda 6 sondan önceki

Ne demiş şair:
“Ah evet
Gelincik var olduğu sürece, şarttır yaşamak!..”

kırlarda 6 y

Reklamlar
Bu yazı kırlarda içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Kırlarda 6 – “Gelincik var olduğu sürece, şarttır yaşamak!”

  1. frisby23 dedi ki:

    Çok güzel fotoğraflar. Bayıldım. Ben de çok severim.Rengi ,albenisi,duruşu ile güzel bir çiçek.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s