Ocak 2017 – Aydöküm -2 (Diziler)

Şubattan iki gün almışken daha fazla geç olmadan Ocak ayında izlediğim ve keşfettiğim dizileri de not düşeyim bloguma… (Bu arada 8 yıl boyunca blogspot uzantılı bloglarıma yazmaya alışmış biri olarak, kurulum ve düzenleme gibi tasarımları çok farklı olan bu bloguma karşı başlangıçta hissettiğim mesafe gitgide kapanmakta… her gün yeni yeni özelliklerini keşfediyorum… doğrusu bu kadar kısa sürede benimseyeceğimi, hemen seveceğimi ve çabucak alışacağımı pek beklemiyordum… Blogspot uzantılı  bloglarım kadar wordpress bloğumu da sevdim… aslında tasarımı-dizaynı nasıl olursa olsun, belki de benim blogum olduğu için sevdim… blogumu sevince de keşfettiğim her yeni özelliğini de kolayca kabullendim… ve onları da sevdim… 🙂 Neyse işte… ben bu blogumu çok sevdim… 🙂 )

Araya sıkışmak isteyen bu duygu salınımını burada noktalayıp hadi sadede geleyim… 🙂

matruska-kupa

Ne diyordum…. Ocak ayında izlediğim-keşfettiğim diziler…

Bu gece sezon finali yayınlanacak olan çok çok çok sevdiğim Vikingler dizimin tüm bölümlerini her ay olduğu gibi Ocak ayında da merakla, ilgiyle ve heyecanla izledim… Acaba Ragnar ölmedi mi, diye kuşkularım depreşti zaman zaman… Öte yandan çok da yaşlanmıştı, yerini alabilecek, diziyi sürükleyebilecek görünüm ve güçte oğulları vardı. Ve hatta eski karısı da erk olarak son bölümlerde hayli boy gösteriyor, dizinin akıcılığına katkı sunuyordu. Belki de gerçekten ölmüştü… Bu ve daha pek çok merakımla yeni sezonu şimdiden iple çekiyorum…

baykuslu-kupa

Yaz süresince miydi, geçen kış mıydı tam anımsayamıyorum… Bir ara TLC kanalında Poldark isimli bir diziye denk gelmiş, 5-6 bölümünü çok severek izlemiştim… Sonra bir daha karşılaşmadım… sanırım sezonu bitti… Hasta yattığım günlerde, kamera arkası görüntülerle diziler hakkında kesitler ve bilgiler sunulan “Şipşak Poldark” isimli programı görünce yeniden hatırladım… İnternette aradım… iki sezonun tüm bölümlerini büyük bir ilgiyle izledim… Şimdi tatilde… Vikingler gibi Poldark’ın da yeni sezonunu merakla bekliyorum.

kirmizi-puantiyeli-kupa

Bir de her pazartesi yine TLC de izlediğim çok hoş bir dizi var ki, Aralık ayı notlarımın içine onu düşmeyi nasıl unuttum, şaşkınım… 1950 li yılların ebe ve hemşirelerinin yaşamlarını, karşılaştıkları olayları vb. konu alan.. ilginç, hoş, keyifli bir dönem dizisi… O yılların giysilerini, saç modellerini, dekorasyon tarzını, müziklerini, otomobillerini vesaire seviyorsanız hepsi bolca var. Ebe ve hemşireler de birbirlerinden çok farklı ve renkli kişilikler… Bu kadar söz edip de adını hala yazmamış olduğum bu keyifli dizinin adı Doğum Günlükleri (Call the Midwife) .

puantiyeli-kupa

Bir gece saat 3 civarı uykum kaçmış… oturma odasına inip kanepeye kıvrılıp televizyonun kumandasına basmıştım ki, yıllar önce çok severek izlediğim Kökler ve Köle İsaura dizilerinin benzeri bir dizi ile karşılaştım… Benzer entrikalar, haksızlıklar, ayrımcılıklar vesaire ile, benzer sahnelerin canlandırıldığı bu dizi daha ilk on dakikada aklımı başımdan aldı… uykunun zerresi varsa o da gitti… cin gibi oldum bir anda… 🙂  Amerika’daki kölelik dönemini ele alıyordu ve beyaz insanın kötücüllüğünü merkeze alarak aslında insanın ne kadar kötü bir varlık olduğunu pek çok karakter üzerinden örnekliyor, gösteriyor, delillendiriyordu. Bu tam da sevdiğim konulardan biri idi… Adı Aşka Tutsak (La Esclava Blanca) … İzlediğim bölüm biter bitmez daha o an internette aramaya koyuldum… ve hemen buldum… Kaçan uykumu yakalayıncaya dek ilk üç bölümünü izleyip bitirmiş oldum. Bildiğim kadarıyla 40 tan fazla bölümü mevcut… Henüz 13üncü’deyim. Onu keşfedince yılan hikayesine dönen “Jericho” dizimi unuttum bile… sanırım artık devamı gelmez bundan sonra … Zira Aşka Tutsak, Jericho’ya binler basar.

tweety-kupa

Ocak ayında izlediğim filmleri yazarken lifetime adında bir televizyon kanalını keşfettiğimi yazmıştım.  Orada keşfettiğim iki de polisiye dizi var… Aslında bilindik kurmaca dizilerden değiller, cinayetlerle ilgili gerçek olayları seri halinde ele alan filmler… Gece geç saatte başlıyor ve 2 ye dek devam ediyorlar… Hemen hemen her gece varlar… Haftada üç ya da dört gece mutlaka izliyorum… İlkinin adı; “The First48” , henüz failleri bulunmamış cinayetlerin ilk 48 saatini konu alıyor… Bu tür olaylarda ilk iki saat çok önemliymiş ve süreç doğru yönetilirse, deliller henüz taze olduğu için fail ya da failler çabucak bulunurmuş… Bu dizilerde cinayetin işlenme sürecinden çok, cinayeti çözümleyen kişilerin nasıl ve hangi yöntemlerle çözüme ulaştıkları ele alınıyor.  Komser Kolombo’yla polisiye dizilerin keyfini daha çocukken keşfetmiş olan ben, bu dizinin her bir bölümünü ilgiyle ve keyifle izliyorum… The First48 bitince hemen ardından da aynı formatta  “Deadly Wives” başlıyor. Eşlerini öldüren hanımları konu alan, yine cinayetlerin nasıl ve hangi yöntemlerle çözümlendiğini gösteren, gerçek olaylardan yola çıkmış bir dizi… Eşlerini öldüren erkekler versiyonu var mı ya da neden yok bilmiyorum ama konunun “kadın”la sınırlandırılmış olması, hayli ürkütücü… Öldüren erkek olsa belki bu kadar etkileyici olmaz ama kadınların bu işi rahatlıkla yapıyor olduklarını, sonrasında hiçbir şey yokmuş gibi yaşamlarına rahatça devam ettiklerini görmek dehşet verici… Minicik ipuçlarını değerlendirip düğümleri teker teker çözen dedektiflerle komserlerin gözlerinden ve ellerinden kaçamıyorlar ama…

gullu-fincan

Ah bir de sürekli izlediğim için kendimce dizi olduğuna kanaat getirdiğim Hoarders (İstifçiler) isimli belgesel tadında bir program var ki… o güzelim evleri, o biricik yaşamları  nasıl o hallere getirmişler hem dehşete düşüyor.. hem bir taraftan tiksiniyor, hem de bir taraftan merakla ve ilgiyle pür dikkat izliyorum…

demlik

Bu dizi bolluğunda sanırım bir süre daha Westworld’e başlamak için zaman bulamayacağım … The Fall’u da askıya aldım zaten… orada ne kadar kalır, onu da bilemiyorum… 🙂

Reklamlar
Bu yazı aydöküm içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Ocak 2017 – Aydöküm -2 (Diziler)

  1. aysel dedi ki:

    Muhteşem öneriler. Teşekkürler paylaştığınız için. Fotoğraflardaki baykuşları da çok sevdim.

  2. rusyena dedi ki:

    Ben de bu şeker yorum için teşekkür ederim… ♥ ♥ ♥

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s