28.01.2017

“Madem çalışma hayatın buna engel oluyor… Al sana tatil.. ve bomboş iki hafta…. Başla hadi !” diyen iç sesime kulak vererek, bir haftadır “slow life” modunda yaşamaya çalışıyorum. Kimi yoğun günlerimde düşünüp için için hayal kuruyordum zira… 🙂

Önce… cep telefonumu aramak ve arayana cevap vermek dışında başka hiç bir şey için kullanmamak üzere yakınımdan uzak yerlere bıraktım.

Ardından… televizyonda izlemeyi sevdiğim programları saatleri ve günleri ile not alarak tv. izleme çizelgesi hazırladım.

Sonra da… bilgisayarımı gerek olmadıkça açmama ve kullanmama kararı aldım.

flwrs

Bu üçünü programlamam “slow life” deneyimimin başarılı olması için elzemdi ve bana kalacak daha geniş zamanları, çok daha verimli ve çok daha işlevsel kullanmam için olanak sağlayacaktı. Doğrusunu söylemek gerekirse bu üç maddeyi uygulamaya koyunca geriye kalan boş zamanlarımı iyi, güzel ve  yararlı şeylerle doldurmam da hiç zor olmadı.

fwrs-5

Ruhum tercihini “külkedisi” olmaktan yana kullandı. “Olur” dedim… Ve hatta dış görünümümle de kendisine yardımcı olacağıma dair söz verdim. 🙂 Dolayısı ile son bir hafta boyunca bir gün Çanakkale’ye, bir gün de pazara gitme dışında, evde saçını başını salkım saçak bırakmış, eşofmanlarından başka bi şey giymeyen, salaş, lakin bu halinden de pek memnun bir kadın vardı. Kapıya gelen kargocuya dahi kapıyı Tina Turner’ın 80 li yıllardaki saçlarından daha korkunç bir halde açmakta görmediğim sakınca ile, bu halimden aldığım hazzı  en doruk noktaya taşımış olduğumu da itiraf etmeliyim. 🙂

fwrs-2

İnsan külkedisi moduna girince evin orası burası da gözüne batıyor haliyle… Karşı koymadım… gözüme batan oralar ve buralarla tek tek ilgilendim.

Her sonbaharda gardrobumu kışa hazırlarken ütüleyip askıya astığım, katlayıp raflara dizdiğim, belki bu kış giyerim deyip, şu gün olmuş hala giymediğim ne varsa “verilmek” üzere bir kenara ayırdım. (Bir buçuk yıl önce bu eve taşınırken koliler dolusu ayırmış ve bir dolu şey vermiştim… ama yine de gözden çıkaramadıklarım vardı… Gitmiş ve beni hafifletmiş oldular böylece…  )

Aynı detoksu mutfak eşyaları için uyguladım sonra… (Yine bir buçuk yıl önce bir dolu şey vermiştim… ama…. yine…) bir dolu bardak, fincan ve kupa.. dolaplarda yer bulamaz olmuştu. Çok sevdiklerim ve anısı olanlar’ı ayırıp, gözden çıkarabilirim dediklerimi elden de çıkardım. (bir hafiflediiiiim… bir hafifledim. 🙂 )

flwrs-4

Tüm bunlardan arta kalan zamanlarda ise sağlıklı yemek pişirmelerimiz, aheste kahvaltılarımız/akşam yemeklerimiz, uzun sohbetlerimiz, neşelerimiz, gülüşlerimiz oldu. Hatta hayattan bir yaş daha aldım…. yaşımın onlu katlarının beşincisine bir kat daha çıkmaya başladım.

pasta

“Yavaş” da olsa “hızlı” da olsa, hayat her halükarda yaşanıyordu. Aslolan nasıl yaşamak istediğine kulak verip fırsat bulduğunda da uygulamaya koymak idi… Çünkü mutlu yaşamanın bir yolu da bu idi!…

dilim-pasta

Sahi mutluluk neydi…     ya neredeydi ?!

Bu soruların cevabı da başka bir postun (hatta postların) konusu olmalıydı.

Reklamlar
Bu yazı sevgili günlük içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s