22.01.2017

Dün son derslerimi işleyip kuzucuklarımın karnelerini de verdikten sonra.. saat 16.00 itibariyle iki haftalık sömestr tatilim de başlamış oldu. Plan-programcı ben, tatil için hiç bir plan-program yapmadım. Günler ne getirirse, an olur da içim(iz)den ne gelirse, onları yaşama arzusundayım.

Zira böylesi daha relax ve daha kendimle başbaşa yapacak beni… Tatil kavramından da içinde bulunduğum yaş ve hissiyat gereği anladığım bu.

Günler günleri jet hızıyla kovalıyor ve bunu en derinden hissediyorken yine de tatil günlerimin yavaş yavaş ve dolu dolu geçmesini de istemiyor değilim. Bu durumun sonucunu da, henüz önden kestiremediğim için, haliyle ve doğal olarak, tatil bitiminde yapacağım ölçme ve değerlendirmeye  bırakıyorum.

salonnnn-1

Dün gece bir dolu blog okudum… Blog dünyası durdu zannediyordum ki, ciddi ciddi, azimle ve kararlılıkla yazmakta olan bloggerlar varmış…Önceki yıllarda takibimde olanlardan çok, yıllardır hiç rastlaşmadığım pek çok bloga düştü yolum… Bazılarını keyifle okudum.. başta yeni film-kitap paylaşımları olmak üzere, bazı önerilerinden, bilgilerinden ve sundukları farklı bakış açılarından pay aldım, nasiplendim…  Browser ıma “seçme bloglar” adında bir klasör açıp hoşuma giden blogları takip etmek üzere kaydettim.

Blog yazma insanın özgürlüğüne en az müdahale eden, sosyal medya aracı… Diğer platformlarda gerek kullanılan programın kendi özellikleri, gerek bir arada olduğun insanlar, gerekse paylaşımların gördüğü ilgi düzeyleri vesaire paylaşımcının özgürlüğü üzerinde çok çok büyük etken… Seni şekillendirmeye, yönlendirmeye, değiştirip dönüştürmeye meyilli alanlar hepsi de… Dolayısıyla bu ortamlarda; bir kendi olamamak… bekleneni karşılama çabası içinde hareket etmek… var olmak-çoğalmak adına bir yerlere ya da bir şeylere ait olduğunu vurgulama gayreti…taraf olma-olduğunu da gösterme halleri… gibi kişiyi özünden/özgünlüğünden/özgürlüğünden uzaklaştıran bir sürü bir sürü şey var. Hele hele paylaşımlarında uzun metinlere yer verenlerin arka bahçelerini tesadüfen keşfetmiş olmam da hayli sürpriz oldu.

Takipçi ve beğeni sayıları yükseldikçe (bazen de bilinçli olarak yükselttirilince), tüm bu handikaplara ve olumsuzluklara rağmen katlanma katsayıları da artıyor sanırım insanların… o yüzden kimselerin pek de sesi çıkmıyor… Ama ben instagram hesaplarımın birinde 30.000 e ulaştığım anda “yeter” dedim… Sonra eski bir ig hesabımda kimselere müdahil olabilecek fırsatlar bırakmadan, salt kendi istediğim şeyleri paylaşmayı denedim… Hayır… olmuyor… beklentiler ve yaklaşımlar, paylaşımlarınız üzerinde yönlendirici-şekillendirici etkilerini hep ve daima hissettirmeye devam ediyor.

cam-agc-kurabiye

Öyle ise hodri meydan!… Hani şu günlerde pek çok blogda gerek yaşamlarının geneli ile ilgili, gerekse minimal yaşam üzerine hayatlarında bir dolu şeyi azaltma ve eksiltme yolunda bir challenge (meydan okuma) hali var ya… İşte ben de instagrama meydan okumaya başladım…

İnsan instagramsız da yaşayabilir!… Hele ki oradaki paylaşımların beklenti üzerine şekillendirilmiş, yönlendirilmiş kurmaca paylaşımlar, abartılı hissiyatlar olduğunu gördükten/bildikten sonra daha gerçek, daha bilgi yüklü platformları kullanmaya devam etmek…. neden olmasın!

İnsan ne istediğine kulak kesilmeli!

kozalak sepeti.JPG

Not: Ocak ayının yarısını hasta ve nekahat döneminde geçirince, yeni yıl akşamına sakladığım şeylerle sehpa üzerini hazırlamam da ayın yirmisini buldu. Hem Ocak ayının sehpası böyle olmaz diye bir kaide mi var! 🙂

Reklamlar
Bu yazı sevgili günlük içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to 22.01.2017

  1. Ecehan dedi ki:

    Blog sayfanızı kullanmayı bıraktığınızdan beri sizi aradım, hatta facebook hesabınız olduğunu tahmin ettiğim bir adrese arkadaş teklifi gönderdim size ;-)) Sonra bir vesile burada buldum sizi öyle sevindim ki… İçimi ferahlatan rengâ/r/h/enk dünyanızı pek seviyorum, selamlar…

  2. rusyena dedi ki:

    iki face hesabım var birini hiç kullanmıyorum, birini de pek nadir kullanıyorum muhtemelen kullanmadığımdır…. ama -hiç beklemiyorken- aranıyor özleniyor olduğumu duymak çok mutlu etti beni… güzel sözler ve hisler için çok teşekkür ederim… artık en çok buradayım… son zamanlarda en çok blogumda mutlu olduğumu öğrendim… 🙂
    daha sık görüşmek dileğiyle çok çok sevgiler…öpücükler.

  3. colette60 dedi ki:

    Günlerdir arıyordum , nihayet buldum seni 💖
    Wordpressdeki bloğumu silmiştim ,- hoş epeydir yazmıyorum o da ayrı konu- şimdi yeniden seninle sohbet etmek için geldim.
    Bırakma yazmayı …

  4. rusyena dedi ki:

    Bloguma kaçtım sevgili arkadaşım… ♥
    hadi sen de yaz…. en masum, en samimi alan burası…
    belki eski günler de gelir yeniden…. öpüyorum çok…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s