Artık içimde tutasım yok…

Kar yağıyordu. Yine…

Dışarısı apaydınlık, pırıl pırıldı.

Yanılmıyorsam bir yemek profilinde denk gelmiştim, instagramda… Karlı havayı kastederek, bu aydınlıkta fotoğraflar daha güzel çıkıyor, diyordu. Profilindeki son fotoğraflar arkası flu, pencere önü fotoğraflarıydı, çok da hoşlardı. Aynı kompozisyonla, muhtemelen 50 milimlik lensle, pencere camını arkada fon yapıp bir dolu fotoğraf paylaşan başka birkaç instagram profili daha geldi aklıma…

50 milimlik lensimle bu nefis kar aydınlığında benzer bir deneyimi yaşayabilirdim… Pencereyi objelerin arkasına alıp tam karşıdan çektiğim fotoğraflarda öndeki objeler çok da aydınlık olmadı nedense… Açıyı yana kaydırıp yeni denemeler yaptım, daha iyi sonuç aldım.

Sonuç olarak beni tatmin eden bir şey çıkarmıştım ortaya ama daha o an içimi kemirmeye başlayan bi şey oldu. Hevesim kaçtı. Çektiğim fotoğrafı alıp klasöre attım.

kitaplar

Öyle bir hal ki… sözle özün ters düştüğünü sürekli sürekli görmekten yorulmuş bir haldeyim epeydir. Lisedeki edebiyat hocam Lebize hanımın her daim dilinden düşürmediği “ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” sözü, takılı kalmış plak gibi tekrar ediyor kulaklarımda… Kendiliğinden değil tabii… eylemi ile söylemi birbirini tutmayan insanların teyit eden örnekleriyle rastlaştıkça otomatikman başlıyor plak.

Dilinden sabah akşam Allah kelamını düşürmeyip yaşamını Allah’ın en iyi kuluymuş gibi sürdürdüğünü gösterme çabası içinde olanlar, Allah’ı bulup başkalarının da onu bulması için gayret sarfediyormuş görüntüsü verenler… her daim iyilikten güzellikten bahsedenler…. İyi insan olmaya dikkat çeken ve dahi kendisinin de bu yolda bilinçli bir yolcu olduğunu dillendirenler… evet, en çok da onlar…. kalkıp bir başkasını yapmış olduğu paylaşım üzerinden yerden yere vurduklarında, içime çöreklenen acı ile plağın beynimde aynı sözü tekrar edişine tanık oluyorum.  Haliyle üzülüyorum.

isiklar-1

Misal… evini Barbie bebek evi gibi süslemeyi, oraya buraya cicili bicili, fiyonklu bişeyler serpiştirmeyi seven, henüz hayatlarının baharında olan, koskoca instagram deryasında 20 yi, hadi 5 de ben ekleyeyim 25 i geçmez profiller var. Görünen fotolarında bebişleriyle ve kocişleriyle pek de mutlular… Ama zifte bulanıp boyunlarına boyunduruk geçirilip sokakta gezdirilmedikleri kaldı bir. Dilinden Allah kelamını düşürmeyen, pür-i pak olma derdindeki insan’larca aşağılandılar, küçültüldüler, hedef tahtasının göbeğine yerleştirilip sivri dillerinden çıkan oklarla vuruldular da vuruldular. Hani insanın bir başkasının kötülüğü üzerine söz söylemesi için söylenen kişinin kötü bir şeyler yapmış olması esastır. Ne bileyim; toplumun etik değerlerine ters ya da insanlık adına kötü şeyler eylemiştir, söylemiştir… Hah o zaman vurursun…. Vurursun ki, bir daha yapmasın, yapmaya meyilli olanlara da örnek teşkil etsin. Evini pembelerle, fiyonklarla doldurmuş birinin suçu ne ola ki! Onu yerden yere vurmayı matah bi şey sananların sığındığı sebep de şu; evinde böyle şeylere sahip olamayan, eşi ya da çocuğu ile böylesi anlar yaşayamayan garip-gurebaya yol gösterip akıl veriyorlarmış!

Bir kez çiftler arasında belli bir sevgi, belli bir saygı var ise, o ev samanlık da olsa her köşesi huzur doludur. Demek ki bu pembik-süslü evlere bakıp kendi evinde sorun bulanların sıkıntıları, salt kendi evlerinin eşyalarından, düzeninden, içindeki şeylerden  ibaret değil. Sıkıntı o evi paylaştıkları kişilerle kendi aralarındaki çözümleyemedikleri şeylerde… belki de salt o da değil… yalnızca kendilerinde… beklentilerini ellerindekilerden yüksek tutma hallerinde…. Sebep her ne olursa olsun… evlerinde mutsuz olan insanların bu hallerinin sebebi, evlerinde –mış gibi yaşıyor olsalar da- mutlu görüntü veren insanlar olmamalı elbette. Adlarına pembikgeberikgelinler diye hashtag ler açılıp toplumun önüne aforoz mahkumları olarak getirmeye kimsenin hakkı da olmamalı. Bunu hak ettiklerini hiç ama hiç sanmıyorum. Ama öyle pervasız, öyle fütursuz olmuş ki insanlar bunu normalmiş gibi yapıp kendi gibi düşünmeye meyilli olanları da bir şekilde kafalayıp geniş kitleleri yanlarına toplayabiliyorlar.

ps-4

Sonra “iyilik güzellik yayılsın, hadi en sevdiğin kupanı birine ver de cici ol, bak ben verdim iyi kalpli oldum” diye akıl verenler, bir başka gün “falanca tiksinç kuskunç, benim kelamımı almış… filanca tiksinç kuskunç şunu/bunu taklit etmiş… iğrenç… özenti…” gibi iç boşaltmalarıyla, iyilik-güzellik yayılsın hallerine tezat duruşlar sergileyebiliyorlar.

O kelam, o söylem, o eylem… örnek alınan her ne ise, üstelik iyi ve güzel olan bir şeyin yayılmasına vesile oluyor ise, bu ikircikli hal, bu ego patlaması niye?! İşte ben de bunu anlayamıyorum.  Hani iyi olan-güzel olan şey yayılsın idi!?

sumbul

Şu kar ışığında çektiğim arkası flu fotoğraf da bir özentilik, bir taklit olmalı o beyinlerce…. Bunu biliyor olmak bile o fotoğraftan soğumama yetip de artıyor. “Alın kelamlarınızı da, eylemlerinizi de, eşyalarınızı da, düşüncelerinizi de, ilgi alanlarınızı da, yaptıklarınızı da, ettiklerinizi de tepe tepe kullanın, ama bana kendilerinizi iyi insanlar olarak pazarlamaya kalkmayın”…deyip haykırmak istiyorum. Aman sımsıkı sarılın onlara… bir tek siz de olsunlar, sürekli insanların başlarına kakın ki kimseler alıp kullanmasın! En özgün, en özel, en güzel siz olun… İnsanlar yalnızca sizde görsün…Ha arada bir de mış gibi yapın yeter!… İyilik yayılsıncı’ymış gibi… iyilik sever/güzellik ister gibi… hak yolunda hakkı bulmuş gibi… insan sever gibi…. barışçıl… gibi…. dostane gibi… paylaşımcı gibi… gibi de gibi!

salon-1

Başka yaşamlara ayar vermekten çekinmeyen sizler ve başkalarının tercihlerine-seçimlerine dahletme hakkını kendinde görenler, oysa faşistin önde gideni, kötü kalplilerin pirisiniz! İçinizde öyle şişmiş bir ego var ki, sözlerinizle eşleşmiyor eyleminiz. .. an geliyor ortaya saçılıyor fireleriniz…

Ve ben her gün daha da yitiriyorum insana dair inancımı… sayenizde!.. bilesiniz!…

Reklamlar
Bu yazı dobra dobra içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s