Suretten sîrete ulaşmak

Tekirdağ yolundayız…

Yola çıkmamız 12.00 yi buluyor. 19.00 gibi Gelibolu’ya dönmüş olmamız gerektiğini de hesaplayınca molalarda durup oyalanmak olmaz. Ama Korudağ’ın, insana kendini ormanda hissettiren, içini huzurla dolduran şu köşesinde konaklamadan geçip gitmek  büyük eksiklik…

Ah bu mekan!… bir mola yerinden çok fazlası… insanı yolundan alı koyan… kalp çalan…

krmz etek 7 b-02.jpegVakit dar… evet…

Ama adım attığımız anda unutuyor, epeydir gitmediğimiz yukarılara doğru yürüyoruz. Daha önce böylesini görmediğimiz bir güzellik buluyor bizi… olduğumuz yerde kalıveriyoruz … Bu alandaki piknik masaları yemyeşil, pütür pütür bir örtü ile kaplı…

c360_2016-12-26-11-18-11-261

Salt “yosun” demek olmaz, insanı kendine çeken ve kendinde alıkoyan bir güzellik, bir albeni bu… şu pütürlü yeşil, sere serpe yayıldığı yere bu kadar mı yakışır! bu kadar mı göz alır!

O an farkında değiliz, çok sonra, eve gelip fotoğraflara baktığım anda adını koyabiliyorum; büyüleyici bir göz tutulması yaşatılıyoruz aslında o anda. O masadan o masaya koşup dalıp dalıp gidiyoruz.

C360_2016-12-26-11-15-13-513.jpg

Bir yerlerden kalmış aklımda… “Işık dil ise, renk lisandır.” deniyordu…

Işık; anlam, gerçek, öz…. renk ise; görüntü, dış güzellik, anlam yükleyen oluyor bu durumda…

c360_2016-12-26-08-22-53-934

Yeşili bu kadar da güzel kılan ışıktı demek ki… güneş ve gölge idi… yeşil ise tüm tonları ile kılıf ve suretti. Ne ki baktığımız anda ilk gördüğümüz şey de oydu, yani renkti… Anlamı ve gerçekliği gösterendi…. Işık, renkle görünür hale geliyor, suret kazanıyor, dokunduğu şeyin ihtişamını ortaya çıkarıyor, güzelliğini gözler önüne seriyordu.

c360_2016-12-26-08-45-52-140

O dar vakitte iyi ki bu güzellikle buluşturuldum diye sevindim sonra… Çünkü ışık ve renk üzerine kısıtlı düşünmelerin dışında, hayatımda ilk kez böylesi  net ayrımlı bir aydınlanma içinde buluyordum kendimi…  Şimdi bu tefekkürle salt çıplak ışık peşinde değil, renklerin ardındaki ışığın da peşinden koşmayı yol seçiyorum kendime… ışık ve renklerde de suretten sîrete ulaşmayı…

Suretten sîrete ulaşmak demek; görüntüye mahkum olmamak, öteleri zorlamak, ötelerin ötesini idrak etmek demek. Zira biz, insanoğullarıvekızları.. şu karmaşık dünyada anlamı aramak için yol yürümekten başka bir çaremiz var mı?

Reklamlar
Bu yazı dünya bir kitaptır içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Suretten sîrete ulaşmak

  1. zehra dedi ki:

    Selam güzel fotoğraflar.Tesadüfler insanı mutlu ediyor.

  2. rusyena dedi ki:

    Çok teşekkürler…
    Einstein “Tanrı zar atmaz”diyor… Freud “Hiç bir raslantı tesadüf değildir”… Voltaire “İnsanlar açıklayamadıkları şeyleri tesadüf diyerek geçiştirirler” …….
    Kuantum düşünce de bunu onaylarken islam teolojisi tesadüf diye bir şeyin olmadığını olan şeyin tevafuk olduğunu söylüyor.
    Bu bağlamda bakınca elde edilen mutluluğun değeri ve bu rastlaşmanın önemi kat be kat büyük bi şey…
    Mutlu ediyor… hem de çok.. çok… çok…:)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s